February 8, 2008

Nur Suresi 31. Ayet

"Söyle inanan kadınlara: Harama bakmaktan sakınsınlar ve cinsel organlarını saklasınlar? Örtülerini göğüsleri (memeleri) üzerine vursunlar?" (Muhammed bin Hamza)

What Quran says about "women covering themselves": "Tell to the female believers: Avoid looking at illegitimate and hide your sexual organs! Place your cover/scarf on your chest!"

Another translation:
"Tell the believing women to lower their eyes, guard their private part?and cover their bosoms with their veils?" (Ahmed Ali, Princetoh University Press)

You know, that is the only logical translation for that part. It basically asks for covering the sexual organs, nothing more...And, the scarf part is not mentioned as a holy order, it is mentioned as a "suggested" way to cover their sexual organ, which is breasts, in other words.

February 7, 2008

Is this what you call Islam????

In Iraq, in a small town of Musul, a woman was stripped half naked, and was killed by throwing rocks at her head, while he children was standing near her.

Reason; she escaped from the violence at home, the amount of beatings she was suffering at the hands of her Muslim husband, and the place she had gone afterwards was Yezidis.

Of course, that is the democratic Islamic Iraq that America was marketing to the world. God Bless America!!! Yeah, I am sure...

February 6, 2008

Hz. Fethullah Gulen - Islam'in son Peygamberinden, son emirler...

Inananlarinin gozunde Peygamber'den ote bir varlik olan (Hz. Isa gibi), Hazreti Fethullah Gulen, buyurmus:

"Cumhuriyet turban takmakla gitmez."

Cok dogru soyluyor.

Kendisi Cumhuriyet'in nasil gidecegini cok iyi planlamis bir kisi olaraktan, Cumhuriyet'in polise, yargiya, burokrasiye, askere sizmakla gidecegini defalarce buyrudugundan, turbanla ugrasmanin Islam Cumhuriyet'ine dogru gidisat yonunde cok fazla bir etkide bulunmayacagindan emindir.

Buna Allah'in Peygamberi eminligi diyelim, Hz. Fethullah Gulen, son Peygamber...

Hitlerci Demokrat - Hasan Cemal

Medyanin sharlatan eshegi yazmis...Okuyalim, cevaplayim...

Darbe sevdalısını aday yap, mahkûm olana sessiz kal!

(İlki, totaliter bir zihniyete sahip. Prof. Şengör, darbesever bir zat! "Ordu gayet tabii ki darbe yapabilir, niye yapmasın?)
Bizim zeka yoksunu liberal yumurtasindan cikana bakalim. Elestirdigi konu, ordu darbe yapabilir dusuncesinin sakincasi. Acaba gercekten sakincali mi? Dusunun, bu yaziyi yazan Turkiye'de vaktinde darbeleri desteklemis bir sharlatan. Acaba neden destekledi, soyleyelim, cunku, darbe olmasaydi, ulkenin gelecegi karanlik otesiydi, ic catisma ve belki sayisiz olumler...Simdi bir dusunelim, ulkemizde ayni olaylarin yasanma sansi var. Su anda ulke Kurt-Turk, Seriatci-Laik catismasina dogru surukleniyor. Hem Kurt kesimi, hem de seriatci kesim, canli bombalariyla, coluk cocugu katletmeleriyle unlu kesimler. Seriatcilarin ornek aldiklari ulkeler Islam diktatorlugunun yasandigi, Peygambercilik oynayanlarin tapindigi ulkeler, basta Suudi Arabistan ve Iran olmak uzere. Simdi dusunun. Avrupa ulkesisiniz. Ve ulkeniz birdenbire boyle bir gune uyaniyor, iktidar, polisi kullanarak, kendi yandaslarini kullanarak, sistemi yuzlerce yil geriye goturmenin adimlarini atiyor. Boyle bir durumda ordunun darbe yapip kontrolu eline almasini mi istersiniz, yoksa, sizi keseceklerin sokakta tur attigi, basini ortmeyenin taslandigi bir rejimde mi bulunmak istersiniz. Liberal mahallenin sharlatanina gore, seriatcilar tarafindan kesilmek demokrasinin geregi, ordunun mudahele hakki olamaz. Sacmaliga bakar misiniz?

(Prof. Şengör, üniversitelerde başörtüsü-türban yasağının ateşli bir taraftarı. Bu yakınlarda Akşam gazetesine verdiği demeçte şöyle diyordu: "Yasal olarak kabul edilse bile türban kabul edilemez. Türban taktın mı şeriat istiyorum demektir.")
Turban konusuna gelelim...Bu sozlerde anormallik goruyor musunuz? Turban, seriatcilarin, ulkede Laik rejimi degistirip, seriat getirmek isteyenlerin olusturdugu grubun simgesi. O gruba uye kadinlar bunu takmak durumunda, eger takmak istemezlerse de, kutukten cikmis kalas kafali kocalarinin zoruyla takmak durumundalar. Sonuc ortada, bu kisiler Laik rejimin dusmani, en ufak bir imkan verilse, kendi dusuncelerinden olmayani kovma ya da kendine benzetme egiliminde. Evet, Allah askina soylenenlerin nesi yanlis...

(Aynı demeçte asker adına da konuşmuştu Prof. Şengör: "Laiklik ilkesini korumak askerin görevidir. Genç subaylar da rahatsız, yaşlı subaylar da..." Arkasından da sopa göstermişti: "27 Mayıs'ı üniversiteler yaptı!")
Evet, ordunun temel gorevleri arasinda ulkesinin mollara teslimini engellemek de var. Sadece sag-sol catismasini durdurmak degil, rejimin kokten degistirilmesini engellemek de var. Ayrica, ornek verdigi, universiteler, ve subaylar kisminda bir yanlis da yok. Universitelerdeki ver kurtulcu zihniyetin, Kurtsever boluculerin, seriatci zumrenin, iktidarin yalamalilarin, disindaki aydinlikci cogunlugun gorusu belli. Liberal mahallenin sharlatani unutmasin ki, kendiside 27 Mayis darbesinin tetikliyicilerinden birisi.

(Prof. Celal Şengör askeri çok sever. O kadar ki, bir komutanla telefonda bile konuşurken ayağa kalktığını, önünü iliklediğini söylemiştir. Hatta, askerlerin huzurunda ayağa kalkıp hazır ola geçtiği zaman komutanların "Rahat!" dediğini anlatan da kendisi olmuştu. )
Ilginc degil mi, bizim liberal mahallenin sharlataninin degindigi konu. Bir insanin asker karsisinda saygi hissetmesi ne kadar rahatsiz ediyor - ki telefonda konusurken ayaga kalkma meselesi sadece sayginin edebi olarak ifadesi, nothing less, nothing more, tabii birinin kafasi kutukten olunca ne kadar islersen isle, o kutuk kutuk olarak kalmaya devam edecek.

(Asker de Prof. Şengör'e sıcak bakar. Örneğin iki yıl önce Harp Akademileri'ndeki açılış dersini Prof. Celal Şengör vermişti.)Gercekten ne sicak bakma ornegi. Sayin laubali Sharlatan, soykirimci zorbayi Turkiye'ye davet edip, en ust duzeyde agirlayan kim. Bu Gul'un soykirima sicak baktiginin ifadesi mi? Eger ona inaniyorsan, niye yazinda yazmiyorsun, Gul'u Sengor kadar elestirme ihtiyaci hissetmiyorsun bre odlek dangalak? Neden korkuyorsun? Acaba hesabina disaridan yatan dolarlar kesilir diye mi korkuyorsun?

(Prof. Şengör'ün katı, totaliter bir zihniyete sahip bir akademisyen olduğunu belirtmiştim. Prof. Şengör'ün kendisini YÖK'e aday gösteren Üniversitelerarası Kurul'a gönderdiği teşekkür mektubu, bağımsız ve eleştirel düşünce ile pek ilgisi olmayan totaliter anlayışın tüm izlerini taşıyordu. Prof. Şengör, üniversitelerde yalnız başörtülüye değil, itikat sahibi, dindar bütün insanlara da kırmızı kart gösterilmesinden yana. Bir başka deyişle: Allah'a inandın mı yandın, ilim irfandan yoksun kalacaksın, bilimle zinhar uğraşmayacaksın!)
Sayin sharlatan, Arap ulkelerinin hangisi ilimde ileri? Soyle ogrenelim. Soyle ki okurlarin cehaletini ogrensin. Universiteye dini simgelerin girmesi, eger o simgeler insanlari zorlamayacaksa problem degildir. Ama, hicbir Islam ulkesinde bu olmaz. Bir kere musaade ettin mi, devami gelir. Sonra, orada okuyan basi acik kizlar, sen ve senin gibilerin destegiyle, orospu olarak taclandirilmaya calisilir. Ne kadar ozgurlukcu degil mi? Tabii sana yaptigi ise dini bulastiranlar adam akilli tip derslerini, dine aykiri diyerekten, ogrenmemeleri ve bu sekilde mezun olup insan caniyla oynamalari da dokunmaz degil mi, bre demokrat cilali kutuk?

Diğeri, liberal çizgide.
Milliyet'e bir demecindeki sözleri:

(Oysa, tarih böyle demiyor. Girin Google'a, tıklayın Isaac Newton adını. Yerçekimi ve hareketin yasalarını bularak bilim tarihine en büyük katkıyı yapan Newton, Allah'a inanan bir Hıristiyandı. "Evet, yerçekimi planetlerin hareketini açıklıyor ama onları harekete geçiren kim?" diye sorduktan sonra, "Allah!" diye yanıtlıyordu. Modern bilimin babası sayılan Galileo da koyu bir Katolikti.)
Gercekten dogru. Ama bizim LMS'nin bahsetmedigi diger konu, Hitler'in de Hristiyan oldugudur. Dini bir kere kullanmaya basladinmi, onun nereye gidecegini ne sen ne ben tahmin edebiliriz. Iki uc tane akilli adamin cikmis olmasi, yuzlerce akilsizin cikmasina engel teskil etmez. Tabii, sen bunu bilirsin. Ama, Hitler'e bile demokrasiyle gelip kestigi icin ses cikaramayacak hatta destek cikacak bir sahis icin ne diyebilirsinki...

(Prof. Celal Şengör, kendi gibi olmayan kimseye üniversitelerde hayat hakkı tanımaktan yana değil.
Böylesi kafalar tüm iddialarına rağmen özünde sorgulayıcı ve eleştirel olmaktan uzaktırlar. Böylesi kafalar, özellikle üniversitelerde olması gereken bağımsız düşünce ile bağdaşmaz. Demokrasi kültüründen yoksun böylesi kafalar, torna tezgâhından çıkmış gibi tek tip düşünen insan yetiştirmek gibi ham hayallerin peşinde koşarlar. Onun için de asker karşısında hazır ola geçip darbe çağrısı yaparlar.)

Ha ha hayt! Bizim gerzek nasil da lafi dolandirip yanlis sonuclara ulasiyor, goruyor musunuz? Sengor, dini kullanmaya izin verilmesin diye. Dini kullanmadan arastirma yapacaksan buyur gel diyor. Bu kadar da mi anlamaktan yoksunsun Hitlerci Demokrat Hasan Cemal. Bilimin sorgulayici olmasi icin din gibi onyargici goruslerden kendini arindirman lazim. Bu konu, dinin bilim uzerinde getirecegi zorluklar, Amerika'da bile tartisma konusu, sen ne diyorsun, sacma sapan laflarla insanlari kandirmaya calisiyorsun! Bakin, bu Hitlerci Demokrat lafi nasil da egiyor buguyor alakasi olmayan sonuclara ulasmaya calisiyor.

(Prof. Yayla'ya gelince...
Der ki bir konuşmasında:
"İfade özgürlüğünün olabildiğince geniş olması taraftarıyım. Dolayısıyla, hiç kimseyi fikirlerimi kabul etme mecburiyetinde görmem. Hiç kimse doğrunun tekeline sahip değildir. Herkes gibi benim söylediklerimde de doğru veya yanlış şeyler olabilir."
Bu görüşlerin sahibi Prof. Yayla, tek bir sözcükten dolayı 1 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı. İki yıl boyunca da yakın takipte tutulacak.)
Ilginc degil mi, bu kisinin hapis cezasi almasina Sengor'de karsi cikmisti. Darbeci oldugu, ozgurlukcu olmadigi diye elestirdigi sahis. Bre Hitlerci Demokrat Hasan Cemal! O Yayla, turbandan dolayi gelecek baskilardan rahatsiz olmayacak bir sahistir. Ne demokrat degil mi. Al sana bir Hitlerci Demokrat daha. Gerci kimse Hasan Cemal'den buyuk Hitlerci Demokrat olamaz.

Turk Medyasi Portresi - Part I

Degersiz demokrat bozuntusu satılmışlar, hainler, dönekler:

1. Hasan Cemal [Hitler yasasaydi, en buyuk destekcisi olurdu. If Hitler were alive today, this guy would be his biggest supporter. Cause, he is willingful to let any human shit use democracy for any desire the thing carries, even though what the creature is capable of is perfectly visible to logical sense...]

2. Nazlı Ilıcak [Acikcasi ne soyleyecegimi bilemiyorum. Kafasindaki beynin sentetik bir yapiyla degistirildigine inaniyorum. Yaptiklari, mantikla aciklanabilecek degil...]

3. Fehmi Koru - Taha Kıvanç [Son zamanlarda kalinlasan cuzdani dikkatinizi cekti mi? Tabii canim, ne de olsa Musluman ve dindar!!! Aynen Arap seyhleri gibi!]

4. Mehmet Ali Birand [Belcika vatandasi, Turkiye'nin AB'den kopmasi icin her seyi yapmaya hazir]

5. Mehmet Barlas [Seriat demokrasisi asigi]

6. Şahin Alpay [Ne oldugu belli degil]

7. Emre Aköz [Dunun solcusu bugunun dincisi]

8. Erdal Şafak

9. Ergun Babahan [Gazetedeki pozisyonunu korumak icin ruhunu bile satmaya hazir]

10. Salih Memecan [AKP'den aldigi ihaleler sayesinde cuzdanini kalinlastiranlardan. Utanmadan haddi olmayacak sekilde onun bunun kiz cocuguna seriati yakistiracak kadar kendini kaybetmis durumda. Ailesine Allah rahmet eylesin.]

February 5, 2008

Eski Cumhurbaskani Sezer'i elestiren gerizekali zumreye ithaf olunur

Bu seriatchi dangallar, Sezer'i PKK'liyi affettigi icin terorist destekcisi diye elestiriyorlardi ya...

Ayni seyi, seriatchi dangallarin Arap seyhin ayagini open temsilcisi de yapmis bulunuyor...

Bakalim, bu turban tecavuzcusu pedofillerin (kucucuk kizlarinin basini o cocuklari cinsel obje gordukleri icin orten ve bu art niyetlerini saklamak icin din kilifina sarilanlar) tepkisi ne olacak!


Merakla bekliyoruz.

January 18, 2008

Doyumsuz sehvet* duskunu Fehmi Koru yazmis...Biz de cevapladik!

"İngilizce yayın organlarına yazmaktan ayrı bir keyif alıyorum. Uzun yıllardır ülkemizde yaşayan Today's Zaman yazarı Andrew Finkel yazılarımı övdü, gönendim. 2000 yılı öncesinde Turkish Daily News'da ve ilk çıktığında New Anatolian'da da yazdığım düşünülürse ülkemizin üç İngilizce gazetesinde de yazma özelliği bende. TDN yazılarımdan seçtiklerim, 'One Step Ahead' adıyla kitaplaştı da (Timaş Yayınları). Yayıncısı "İki yılda tükenirse iyi" demişti kitabı basmadan önce, sekiz ay içerisinde tükendi kitap, ikinci baskı yapıldı." Evet ayni yazar, baskalarinin yazilarini kitaplastirmasini elestirir, is kendisine ve cebini doldurmasina gelince, gelsin paralar...Bu arada, Andrew Finkel, diye ovulen kisi, para karsiligi tarikata cikarlarini satmis zavalli bir mahlukattir. Kaele almaya degmez, yazilarinin en yuksek degeri tuvalette ne kadar sure kullanildigiyla es orantilidir...

"Ben sansürden yana değilim, ama bilgi hatalarıyla dolu, mantığı oturmamış, hakaret ve küfür çıkarıldığında elde bir şey kalmayan öyle yazılar okuyorum ki, "Biri buna müdahale etmeli" görüşü bende de hâkim oluyor." Evet vallahi de billahi de bunlar sansurden yana degillerdir. Zaten olsalar ne farkeder. Kendileri ve ise aldiklari yazicilarin hepsi beyinlerinin uzerine en yesilinde Gul be Tayyipcim perdesi ortmuslerdir. Bu yazicilarin en cok sevdikleri nedir biliyor musunuz? Ona buna misli muslu iftiralar atmak. Acaba diyorum, dogrudan kisiligini gosteren hakeret mi daha kotudur, yoksa zan altinda birakan kisiligini saklayan arkadan vuran yazilar mi....

"ABD gezimiz Akşam gazetesine dert oldu, biliyorsunuz. Gazetenin yayın yönetmeni Serdar Turgut, sağolsun, üç yazısında beni işledi. Birinde adımın başlık olarak kullanılması beni ürküttü."Eh, penis yazilarinda uzman olan Serdar Turgut'un, yazarin kucucuk kusuna laf atmasi olasiligi yazarimizi biraz zorda birakmis olabilir. Benim merak ettigim, bunun sebebi ne? Acaba ziyaret edilen gizli makamlar var da oradan bu tur bilgilerin kacma ihtimali mi dusunulmus...

" Serdar Turgut, devlet adamlarının, gezilerine, gazetecileri ismen çağırmasına karşı çıkıyor; istediği, her yayın kuruluşunun o ismi kendisinin belirlemesi... İlk bakışta kulağa hoş gelse de sorunlara yol açabilecek bir yöntem bu; gazeteler arasında ayrımcılığa yol açmayacak biçimde davetler isme yapılabilir."Benim merak ettigim, ne gibi sorunlara yol acabilmesi. Akli basinda bir yayin yonetmeni, problemli bir kisiyi o geziye yollamaz. Yollayacagi kisinin amcasinin kutusundan cikan kusa opucuk kondurmamasini birinci sart olarak arar, bu da sadece ve sadece o geziye katilan muhabirin isini yapma zorunlulugunu ortaya cikarir. Bu muhabir, mesela, devlet kesesinde istakozlu makarna haberini Allah'im bizi affet diye havale etmez, gider, yazisinda belirtir. Sonucta, ortada yalan yok, yanlis yok. Durustluk var. Benim merak ettigim, Peygamberimiz hayatta olsaydi, ne tur bir muhabirin o gezide olmasini tercih ederdi. Gercekleri sorusturan mi, yoksa yalandan gulucukler dagitip gercekle kose bucak kapmaca oynayanlari mi?

"Bunu, Süleyman Demirel'in cumhurbaşkanlığı Mesut Yılmaz'ın başbakanlıkları döneminde yurtdışı gezilere ısrarla çağrılmadığım halde söylüyorum. Demirel ve Yılmaz çalıştığım gazetenin Ankara temsilcisi olduğum halde ve temsilcileri çağırırken bile yerime başkalarını davet ettiler yıllar boyu..."Cok dogru da yapmislar. Su anki Cumhurbaskanina yapisma vaziyetlerini goz onune alinca, yapisma riskinden kacinmis olmalilar. Eh, tarikatin bogucu vaazlari gibi, kacmakla strese girmektense, hic katilma daha iyi. Fehmi Korucugumda iste boyle biri. Yapisti mi, Japn yapistirici yaninda dondurma vaziyetinde kalir.

"ABD'den döndüm, Akşam gazetesinin bir başka yazarının daha konuya müdahil olduğunu gördüm. Cumhurbaşkanı Gül ile birlikte ABD'ye giden bizler bir 'medya tarikatı' üyesi olmuşuz meğer... " Oray Egin, cok guzel yazmis. Medya tarikati. Niye tarikat? Cunku gercekler islerine yaramadi mi o gercekleri Matrix sanal dunyasina gonderirler. Diger bir deyisle, duymazdan gelirler. O yuzden, tarikat uyeleri gibiler. Cok dogru bir yakistirma...

"Gezi boyunca birbirimize lâf çarptırdık, bazen eleştiri oklarını diğer konuğa yönelttik; ama bilmeden kendi kurduğumuz bir tarikata da üye yazılmışız demek ki... Biz gevşek gazetecilermişiz..." Aslinda gevsek dogru oturmuyor. Mubarek beraber dolastigi kisiyi oyle bir yagliyor bagliyor ki, mubarek'in anlattigi kisiye Peygamber gibi tapindigini dusunebilirsiniz. Yani o seviye. Hatasiz kul olmaz derler ya, Fehmi Korucugum icin hatasiz Gul be Tayyip olur. Eh, bu kisiyi elestirmeyeceksinde ne yapacaksin. Alnina sagli sollu opucukler mi yollayacaksin?

"Bu değinmeyi yazan Oray Eğin medya eleştirileri yapıyor gazetesinde. Vatan yazarı Tuna Kiremitçi, Hrant Dink'in suikasta uğradığı gün taksiyle Agos binası önünden geçtiğini, ancak olan-biteni kavrayamadığını, korkusunun baskın geldiğini yazmış, Oray Eğin de "Böyle gazetecilik, gazete yazarlığı olur mu?" diye kendisini sarakaya almıştı. Gerçekten garip bir durumdu: Gazeteci dediğin, ya da bir gazetede yazan kişi, olay mahallinde bulunmak, gelişmeyi içinden yaşamak ister; okurlarına sıcağı sıcağına aktarmak için..." Carpitmaya guzel bir ornek. Kimse orada bulunmasin demiyor. Orada bulunna gorevini yapsin diyor. Oraya kukla gibi oynatilmaya gitmediniz sayin yazar. Halka karsi sorumlulugunuz var, her turlu dogruyu yanlisla birlikte yazma zorunlulugunuz var. Bunu yapmazsaniz, tarikat uyesinden hic bir farkiniz olmaz.

"Cumhurbaşkanı Abdullah Gül New York'ta çeşitli temaslarda bulunurken, basın toplantısı düzenlediğinde, Türk toplumuyla bir araya geldiğinde Oray Eğin ortalıkta hiç görünmedi. Hem de, bu olayların cereyan ettiği mekânlara beş-on dakikalık mesafede bulunduğu halde." Acikcasi ben de orada bulunsaydim, tarikat virusu bana bulasmasin diye, ozellikle Gul be Tayyip'le yapisik kardesleri oynayan Fehmi Korucugumdan mumkun oldugunca uzak kalirdim. Oray kardesimizde bunu yapmis.

January 15, 2008

Question

How do you rate the critical worth of a movie star?
I am not talking about a box-office based worth. I am talking about the talent-wise worth of an actor. My starting point is a recent poll on the greatest British actors/actresses, especially the actresses, as the names represent the people I feel attracted to while I am deciding for a movie (i.e., Judi Dench, Julie Walters, Maggie Smith, Vanessa Redgrave, Julie Andrews, etc.).

So, What is the right formula to evaluate the performance of an actor in the success of a movie?And, How should we evaluate the performance of an actor even if the movie is a failure?

If you can come up with the right formula you may be able to reach those above names as the most powerful keys to success for a movie, hence they should get the highest critical marks.

The starting point of your formula in the case of a successful movie needs to be the critical value of the movie as a whole (you can use RottenTomatoes critic score, or you can interpolate between different rating-based sources, Yahoo! Movies and Imdb, for instance).

In the case of a failed movie (i.e., rotten quality), the evaluation of an actor that goes above the critical value of the movie needs to be what we require as a measure of talent. In such cases, take out the actor from the movie and give a second value to the movie, how much change to the critical value of the movie would you see without the inclusion of that actor? In other words, did the actor disappear with the movie, or become the sole critical likeable figure to watch within a band of scattered tasteless garbage, or separate himself/herself from the movie completely where you can take out the part played and be able to make a critically successful short movie? Decide for yourself...

Give your grades and find the right figure to use. I will do so for myself.

January 11, 2008

What does Fox network try to achieve?

Have you noticed how Fox try to make Hillary lose against Obama? And, they (those Imus supporters in the name of freedom of speech) are trying to achieve that using the lamest excuses. I am sure you must have guesses for the reason. Let me tell you my reason: race. Yes, by trying to make the Democrats vote against Hillary or for Obama, they can later use speculations about his family and his race to cut down his votes. Hillary being a Clinton or being a woman may not be used as powerfully as Obama being black. Fox is certainly aware of that. In order to make a Republican candidate win, Murdoch forces through his network to make Obama win. I knew that they have racist tendencies (including the savage-kind being leading their news), but to get more money forcing those issues using underhanded means is really sick!!!

January 2, 2008

Bot links for some anime/manga related groups (from jrow)